Türkiye’nin Yenilenebilir Hidrojen Potansiyeli Eylem Planı Bekliyor
Yenilenebilir Hidrojen Stratejik Dönüşüm İçin Kritik Rol Oynuyor
SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi tarafından yayımlanan “Türkiye’de Yenilenebilir Hidrojenin Etkinleştirilmesi” başlıklı rapor, ülkenin bu alandaki yüksek potansiyelini ve atılması gereken somut adımları gözler önüne serdi. Türkiye’nin net sıfır emisyon hedefine ulaşma sürecinde enerji dönüşümünün; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve elektrifikasyon üzerinden ilerlediği belirtilen raporda, doğrudan elektrifikasyonun kısa vadede mümkün olmadığı sektörlerde yenilenebilir hidrojenin tamamlayıcı bir teknoloji olarak devreye girmesinin önemi vurgulandı. Özellikle yüksek sıcaklık gerektiren sanayi süreçleri ve uzun mesafeli taşımacılıkta fosil yakıtların alternatifi olan hidrojenin, emisyon azaltımı en yüksek alanlarda önceliklendirilmesinin ekonomik ve çevresel açıdan belirleyici olacağı kaydedildi.
Üretim Fazlasının İhracat Potansiyeli ve Küresel Rekabet
Raporda, yenilenebilir hidrojen kullanımında ilk etapta katma değeri yüksek sektörlere odaklanılması gerektiği, ihtiyacın üzerindeki üretimin ise komşu ülkelere ihraç edilebileceği ifade edildi. Uluslararası standartlarla uyumlu, bütüncül bir planlamanın Türkiye’yi Avrupa’da yükselen hidrojen pazarında stratejik ve rekabetçi bir konuma taşıyacağı değerlendirildi. Küresel ölçekte projelerin altyapı yetersizliği ve maliyetler nedeniyle yavaşladığı bir dönemde, Türkiye’nin yol haritasını düzenli olarak güncellemesinin sürdürülebilir bir ekosistem için elzem olduğu hatırlatıldı.
Sektörün Geleceği İçin 17 Politika Önerisi
Türkiye’de hidrojen ekosisteminin tesisi için paydaş görüşleriyle hazırlanan raporda; kamu koordinasyon biriminin kurulması, yasal çerçevenin netleşmesi, mali teşvikler, AR-GE çalışmaları ve yerli teknoloji üretimi gibi toplam 17 maddelik bir öneri listesi sunuldu. SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Yenilenebilir hidrojen potansiyelinin hayata geçirilebilmesi için politika belgelerinde yer alan hedeflerin somut, takvimlendirilmiş ve kurumsal sorumlulukları net biçimde tanımlanmış eylem planlarıyla desteklenmesi gerekiyor. Hidrojenden sorumlu kurumsal bir yapı oluşturulmalı. Uygun teşvik ve destek mekanizmaları geliştirilerek piyasa yapısı kademeli olarak inşa edilmeli, talep yaratacak öncelikli sektörler belirlenmeli ve gerekli altyapı eş zamanlı planlanmalı. Yenilenebilir hidrojen üretimi, mevcut yenilenebilir elektrik kapasitesinin yönlendirilmesi veya ikame edilmesi yoluyla değil, yalnızca hidrojen üretimi amacıyla devreye alınacak ilave yenilenebilir enerji yatırımları üzerinden gerçekleştirilmeli. Aksi halde, elektrik sektörünün karbonsuzlaşma hedefleri risk altına girebilir.”