Siyaset

TBMM Başkanı Kurtulmuş: İslam Dünyasının Topyekun Bir Reform Sürecine İhtiyacı Var

Yazar: Abdullah Solmaz | Kategori: Siyaset | 24 Haziran 2026
Kaynak: TEKHA - Tek Haber Ajansı
TBMM Başkanı Kurtulmuş: İslam Dünyasının Topyekun Bir Reform Sürecine İhtiyacı Var

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20’nci Konferansı’nın Açılış Oturumu’nda önemli açıklamalarda bulundu. Bakü’de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurtulmuş, toplantının son derece kritik bir dönemde yapıldığını belirterek konferansın hayırlı sonuçlar getirmesini diledi.

Dünyanın insanlık tarihinin en önemli kırılma noktalarından birinden geçtiğini ifade eden Kurtulmuş, “Şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Eski dünya yıkılıyor, çözülüyor, bu yaşadıklarımızsa yeni bir dünyanın doğum sancılarıdır. Bu çerçevede özellikle iki kutuplu sistemin geride kalması, ardından tek kutuplu sistemin geride kalmasıyla birlikte önümüzde yeni bir dönemin sayfaları sonuna kadar açılıyor” dedi.

Yeni sistemin en belirgin özelliklerinden birinin “çok kutupluluk” olacağını dile getiren Kurtulmuş, bu süreçte büyük bir potansiyele sahip olan İslam dünyasına önemli roller düştüğünü vurguladı. İslam dünyasının 2 milyarı aşkın nüfusu, 57 üye ülkesi, yer altı ve yer üstü kaynakları, ekonomik kalkınma potansiyeli ve genç nüfusuyla yeni dünya sisteminin güç merkezlerinden biri olmaya aday olduğunu belirten Kurtulmuş, bunun için öncelikle özgüven içerisinde geleceğe hazırlanılması gerektiğini aktardı.

Birlik Ve Kardeşlik Vurgusu

İslam dünyasının en büyük zaaflarının başında bölünmüşlük, parçalanmışlık ve iradesizliğin geldiğini belirten Kurtulmuş, mezhebi, etnik, siyasi ve fikri farklılıkların bir çatışma vesilesi değil, ümmetin zenginlik kaynağı olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. İslam ülkelerinin ortak stratejiler geliştirmesinin zorunlu olduğunu dile getiren Kurtulmuş, hiçbir ülkenin tek başına bir kurtuluş reçetesine sahip olamayacağını, maddi ve manevi kaynakların ortak bir akılla kullanılması gerektiğini bildirdi.

İslam Dünyasında Reform Şart

Eski ezberlerle yol almanın mümkün olmadığını vurgulayan TBMM Başkanı Kurtulmuş, siyasi, kurumsal ve fikri reformların en temel meselelerden biri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Eski ezberlerin baştan ayağa değişmek zorunda olduğu, yeni birtakım yaklaşımları hayata geçirmek için uzun uzun da vaktimizin olmadığı bir dönemin başındayız. Onun için diyorum ki İslam dünyasının A’dan Z’ye topyekun bir reform sürecine ihtiyacı vardır. Reformdan kastım, aslımızdan kopmak, köklerimizden uzaklaşmak, İslami değerleri bir kenara bırakmak değil, tam tersi Hazreti Peygamber ve Asrı Saadet’in bize gösterdiği ölçüde yeniden değerlerimizle buluşarak, değerlerimizi asrın idraki içerisinde yeniden üretmek mecburiyetidir. Bu çerçevede özellikle siyasi, kurumsal ve fikri reformların İslam ülkelerinin en temel meselelerinin birisi olduğunun altını çizmek isterim.”

Bu reformların adalet, ehliyet, şura ve hesap verebilirlik prensipleri olmak üzere dört ana sütun üzerinde yükselmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, yıkılan uluslararası sistemin yerine adil, hakkaniyetli ve insani bir küresel sistem kurmanın İslam ülkelerinin üzerinde bir borç olduğunu aktardı.

Filistin Tüm İnsanlığın Ortak Meselesidir

Filistin meselesinin sadece Müslümanların değil, insaf ve vicdan sahibi tüm insanların ortak meselesi haline geldiğini ifade eden Kurtulmuş, Filistin’de yaşanan soykırıma karşı dünyada büyük bir uyanış başladığını dile getirdi. Başkenti Kudüs olan, nehirden denize kadar özgür bir Filistin devleti için mücadelenin süreceğini belirten Kurtulmuş, Filistin halkına zulmeden Netanyahu ve ekibinden uluslararası mahkemelerde hesap sorulması için tüm imkanların seferber edileceğini bildirdi.

ABD Ve İran Arasındaki Müzakereler

İsviçre’de ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerdeki olumlu gelişmeleri takdirle karşıladıklarını belirten Kurtulmuş, sürecin sabote edilmemesi için olağanüstü dikkatli olunması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:

“İsviçre’de ABD ile İran arasında yapılan müzakerelerde olumlu bir noktaya gelinmiş olmasını da takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Ümit ederiz ki bu anlaşmaya sadık kalınır, bu müzakereler sonuna kadar olumlu bir şekilde seyreder ve İran’a karşı tahmil edilen Amerika ve İsrail tarafından yüklenen bu savaş artık ilanihaye sona erdirilerek tam manasıyla bir barış ortamı temin edilir. Bu süreçte başta İsrail’in siyonist rejimi olmak üzere bazı unsurların bu süreci provoke etmemesi için de olağanüstü dikkatli davranılması gerektiğinin altını objection istiyorum. Ayrıca Amerika ile İran arasındaki müzakerelerin önemli bir parçası olarak gördüğümüz Lübnan’daki İsrail saldırganlığının da sona erdirilmesinin hayati bir önem taşıdığını ifade etmek istiyorum. Lübnan Lübnanlılarındır, Filistin Filistinlilerindir. Bu ülkelerin üzerinde İsrail’in hiçbir hakkı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bir kere daha İslam İşbirliği Teşkilatının Parlamento Birliği’nin 20’nci toplantısında buradan deklare etmek istiyoruz ki İsrail’deki siyonist rejim arz-ı mevud denilen asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun bölge halkları vadedilmiş topraklar fikrine asla fırsat, prim vermeyecektir. Çünkü biliyoruz ki Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din, ırk mensubuna vadetmemiştir. Dediğim gibi, Suriye Suriyelilerindir, İran İranlılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır ve Filistin Filistinlilerindir.”

Kafkaslar’da Barış Süreci

Kafkaslar’daki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, Azerbaycan’ın Karabağ topraklarının 30 yılı aşkın süren hukuksuz Ermenistan işgalinden büyük bir zaferle kurtarıldığını hatırlattı. Bölgede yeni bir dönemin başladığını ifade eden Kurtulmuş, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Azerbaycan’ın Karabağ toprakları yaklaşık 30 yılı aşkın hukuksuz bir şekilde Ermeniler tarafından işgal edildi. Azerbaycan’ın büyük bir başarıyla kazandığı zaferin sonucunda bu topraklar azat oldu ve şimdi yeni bir dönemin kapıları Kafkaslar’da da açıldı. Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen ve önemli bir başarı sağlanan barış müzakerelerini de takdirle karşıladığımızı, Kafkaslar’daki bu barış sürecinin sonuna kadar yanında ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyorum ve ümit ediyorum ki ABD- İran barışında olduğu gibi Kafkaslar’da da Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı, nihai bir barış olur ve kıyamete kadar bu topraklar da barışın ve esenliğin hüküm sürdüğü bir bölge olur.”

Son Güncelleme: 24 Haziran 2026 20:28
HABER BİLDİR