Genel

İsrail’in Lübnan Hamlesi: Enerji Koridorlarında Türkiye Devre Dışı mı Bırakılıyor?

Yazar: Abdullah Solmaz | Kategori: Genel | 13 Mart 2026
Kaynak: TEKHA - Tek Haber Ajansı
İsrail’in Lübnan Hamlesi: Enerji Koridorlarında Türkiye Devre Dışı mı Bırakılıyor?

İsrail’in Lübnan’a yönelik askeri operasyonları, bölgedeki jeopolitik dengelerin yanı sıra küresel enerji koridorlarının kontrolü mücadelesini de yeniden alevlendirdi. Enerji Danışmanı ve Analisti Doç. Dr. Mehmet Bulut, İsrail’in Lübnan hamlesini ve bu sürecin Türkiye’nin enerji stratejileri üzerindeki olası etkilerini üç ana başlıkta analiz etti.

İsrail’in Lübnan’daki askeri hareketliliği, sadece bir sınır çatışması değil, Doğu Akdeniz’den Avrupa’ya uzanan stratejik enerji yollarının hakimiyet savaşı olarak görülüyor. Doç. Dr. Mehmet Bulut, İsrail’in bölgedeki adımlarının perde arkasındaki “enerji diplomasisini” değerlendirdi.

Leviathan ve Tamar Gaz Sahalarının Güvenliği

İsrail’in en kritik ekonomik varlıkları olan Leviathan ve Tamar doğal gaz sahaları, Lübnan sınırına yakın bir konumda bulunuyor. Doç. Dr. Bulut’a göre İsrail, bu sahaların güvenliğini tam anlamıyla sağlamak amacıyla Lübnan’ın güneyini kontrol altına alarak Hizbullah füzelerinin menzilini geriye itmeyi hedefliyor. Lübnan ile yapılan deniz sınırı anlaşmaları kağıt üzerinde kalsa da İsrail, askeri üstünlükle Münhasır Ekonomik Bölge’de (MEB) fiili kontrolü pekiştirerek yeni arama faaliyetlerinde tek söz sahibi olmayı amaçlıyor.

EastMed Projesi ve Mavi Vatan Dengesi

İsrail, Kıbrıs ve Yunanistan üzerinden Avrupa’ya uzanması planlanan EastMed Doğal Gaz Boru Hattı projesinin en büyük savunucusu konumunda. Türkiye ise coğrafi avantajı ve Libya ile yaptığı anlaşmalarla bu hattın kendi MEB alanından geçmesi gerektiğini vurguluyor. Bulut, konuya ilişkin şu analizi paylaştı:

“İsrail’in Lübnan ve Suriye sahil şeridinde askeri bir tahakküm kurması, Doğu Akdeniz’deki lojistik dengeleri Türkiye aleyhine; Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail ekseni lehine çevirme girişimidir. Lübnan’ın zayıflatılması, EastMed gibi projelerin güvenliğini sağlamak için İsrail’e daha geniş bir gözetleme alanı sunmaktadır.”

IMEC Koridoru ve Hayfa Limanı’nın Rolü

G20 zirvesinde duyurulan ve Çin’in “Kuşak ve Yol” projesine alternatif olarak sunulan Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC), Hindistan’dan başlayıp Hayfa Limanı üzerinden Avrupa’ya ulaşıyor. Doç. Dr. Bulut, Hayfa Limanı’nın verimli çalışabilmesi için İsrail’in kuzey sınırını (Lübnan hattını) tamamen “pasifize” etmek istediğini belirtti.

Bu durum, Türkiye’nin Irak üzerinden planladığı “Kalkınma Yolu” Projesi’ne karşı stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. İsrail’in bölgedeki askeri alan temizliği, IMEC’i daha güvenli bir rota haline getirerek Türkiye’nin stratejik geçiş üstünlüğünü zayıflatmayı hedefleyebilir.

Sonuç: Türkiye İçin Enerji Güvenliği Riski

Doç. Dr. Mehmet Bulut, İsrail’in Lübnan hamlesinin sadece bir güvenlik operasyonu olmadığını, aynı zamanda Doğu Akdeniz gazı ve IMEC koridoru gibi devasa ekonomik projelerin askeri korumasını üstlenme girişimi olduğunu vurguladı. Analizinde, Türkiye için en büyük riskin bu enerji denkleminin dışında bırakılmak ve güney sınırındaki enerji güvenliğinin dış müdahalelerle kırılgan hale getirilmesi olduğuna dikkat çekti.

Son Güncelleme: 21 Mart 2026 16:57
HABER BİLDİR