Siyaset
HÜDA PAR’dan Ekonomi Çağrısı: Faizsiz Türkiye Süreci Başlatılmalı
Yazar: Abdullah Solmaz |
Kategori: Siyaset |
04 Eylül 2026
Kaynak: TEKHA - Tek Haber Ajansı
AYHAN MERGEN – ANKARA / TEKHA
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve İktisat Başkanı Mehmet Şah Gültekin, TÜİK tarafından paylaşılan 2026 yılı Ağustos ayı enflasyon göstergelerine ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Enflasyon oranındaki gerilemenin olumlu bir adım teşkil ettiğini aktaran Gültekin, bu durumun çarşı ve pazardaki fiyat etiketlerine doğrudan indirim olarak yansımadığını; barınma, gıda ve seyahat giderlerindeki hayat pahalılığının vatandaş nezdinde ağırlığını koruduğunu kaydetti.
Rakamlardaki Düşüş Etiketlere Yansımıyor
Resmi göstergeler üzerinden değerlendirmelerde bulunan Gültekin, şu ifadeleri kullandı:
“TÜİK’in açıkladığı 2026 yılı ağustos ayı enflasyon verilerine göre aylık enflasyon yüzde 1,84, yıllık enflasyon ise yüzde 31,51 olarak gerçekleşmiştir. Kira artışlarında uygulanacak tavan oranının da yüzde 31,79 olarak belirlenmesi, enflasyonun vatandaşın günlük hayatındaki etkisinin hâlâ ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir. Yıllık enflasyonda gerileme yaşanmasını elbette olumlu buluyoruz. Ancak baz etkisinden dolayı manşet enflasyonun düşmesi, fiyatların düştüğü anlamına gelmiyor. Fiyatlar artmaya devam ediyor; yalnızca artış hızı yavaşlıyor. Vatandaşın pazarda, markette, kirada ve ulaşımda karşılaştığı tablo hâlâ çok ağırdır.”
Pahalılık Toplumun Geneline Yayılıyor
Ağustos ayında fiyat artışına neden olan ana gruplara değinen Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ağustos ayında enflasyonu en fazla etkileyen kalemlerin başında ulaştırma, eğitim ve gıda gelmektedir. Bu durum, hayat pahalılığının toplumun tamamını etkilediğini ortaya koymaktadır. Emekli, asgari ücretli, memur, işçi, mavi yakalı, beyaz yakalı, dar gelirli aileler; üretici, sanayici ve esnaf bu yükü farklı biçimlerde taşımaktadır.”
İmalat Girdileri İnmeden Kalıcı Rahatlama Sağlanamaz
Sanayici ve üretici cephesindeki maliyet artışlarına işaret eden Gültekin, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Üretici fiyatlarında da baskının devam ettiğini görüyoruz. Ağustos ayında ÜFE’deki aylık artışın yüzde 2,57 seviyesinde gerçekleşmesi ve özellikle enerji maliyetlerinin öne çıkması, üretim maliyetleri üzerindeki baskının sürdüğünü gösteriyor. Üretim maliyetleri düşmeden tüketici fiyatlarında kalıcı bir rahatlama sağlamak kolay değildir.”
Faiz Odaklı Politikalardan Üretime Geçiş Vurgusu
Enflasyonla mücadelede izlenen para politikalarının yöntemini eleştiren Gültekin, çözüm modelini şu cümlelerle aktardı:
“Ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele iradesini önemsiyoruz. Ancak bu mücadelenin yüksek faiz ve talep daraltıcı politikalar üzerinden yürütülmesi doğru değildir. Üretimi, yatırımı, istihdamı, tarımı ve sanayiyi destekleyen; enerji ve lojistik maliyetlerini düşüren, vergi yükünü hafifleten ve gelir dağılımında adaleti gözeten bütüncül bir ekonomik anlayışa ihtiyaç vardır. Bu çerçevede, ekonomimizi faiz merkezli yapıdan çıkaracak üretim ve adil paylaşımı esas alacak Faizsiz Türkiye süreci başlatmalıyız.”
Uygulanan sıkılaşma adımlarının yük dağılımına değinen Gültekin, “Bizim itirazımız enflasyonla mücadele edilmesine değil, bu mücadelenin faturasının dar ve sabit gelirli vatandaşlara çıkarılmasınadır.” dedi.
Ekonomik İyileşme Hanelerin Alım Gücünde Hissedilmeli
Başarının salt istatistiki raporlarla sınırlı kalamayacağını belirten Gültekin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Gerçek başarıyı ise enflasyon oranının kâğıt üzerinde düşmesiyle değil; vatandaşın markette daha az para harcaması, kirasını ödeyebilmesi, sofrasının bereketlenmesi ve aldığı ücretin ay sonuna kadar yetmesi olarak görüyoruz. Yani düşen enflasyonu sadece rakamlarda değil, vatandaşın sofrasından ve cebinden de düşürmek zorundayız.”
Son Güncelleme: 19 Eylül 2026 13:47