Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Kritik Ürünlerde Dışa Bağımlılığı Azaltmak Önceliğimiz
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ziraat Katılım’ın kâr-zarar ortaklığı projeleri arasında yer alan DESU Medikal’in üretim tesislerinin açılış törenine katıldı. Tesisin açılışında konuşan Yılmaz, Türkiye’nin sağlık alanındaki reformlarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 24 yılda sağlık alanında gerçekleştirdiğimiz çeşitli reformlarla hizmet kalitesini yükselttik. Sağlık hizmetlerinin erişimini kolaylaştırdık, tüm topluma yaygınlaşmasını temin ettik. Ülkemizin sağlık altyapısına çok önemli yatırımlar yaptık. Geçmişte bizim insanımız yurt dışında şifa ararken, şimdi dünyada milyonlarca insan gelip bizim ülkemizde şifa bulmaya çalışıyor. Artık kendi insanımıza hizmet ettiğimiz gibi milyonlarca insana da hizmet veren güçlü bir sağlık sistemi oluşturmuş durumdayız. Ve burada da her yıl milyarlarca dolar ülkemize döviz kazandırıyoruz. Hizmet ihracatı gerçekleştiriyoruz.”
Tıbbi Teknolojilerde Yerli Üretim Hamlesi
Türkiye’nin güçlü sağlık altyapısını bilimsel araştırma, yenilikçi teknolojiler ve yerli üretim kabiliyetiyle birleştirmesi gerektiğini belirten Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Dünyaya baktığımız zaman birçok alanda olduğu gibi sağlık alanında da çok hızlı bir teknolojik dönüşüm yaşandığını görüyoruz. Dünyada sağlık hizmetleri biyoteknoloji, yapay zeka, dijitalleşme ve ileri malzeme teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte köklü bir değişimden geçmektedir. Türkiye olarak sağlık hizmetlerinde sağladığımız ilerlemeyi sağlık teknolojilerinde de güçlü bir üretim ve ihracat kapasitesiyle tamamlamayı öngörüyoruz. Yüksek teknoloji gerektiren ilaç ve tıbbi cihazlarda yerli üretimi artırmak, kritik ürünlerde tedarik güvenliğimizi sağlamak ve dışa bağımlılığımızı azaltmak önceliklerimiz arasında yer alıyor.”
Savunma Sanayiindeki Başarı Sivil Sektörlere Örnek Olacak
Ekonomik dayanıklılık ve güvenliğin temeli olarak teknoloji üretimine işaret eden Cevdet Yılmaz, savunma sanayiinde elde edilen tecrübenin sivil alanlara taşınması gerektiğini ifade etti:
“Bu alanda yapılan yatırımları biz aynı zamanda hem ülkemizin refahı hem de bağımsızlığı açısından çok kritik görüyoruz. Teknolojiyi sadece tüketen, sadece istifade eden bir ülkenin gerçek anlamda bağımsız olması mümkün değildir. Gerçek anlamda bağımsızlık, teknolojiyi üreten bir ülke olarak mümkündür. Bu anlayışla hareket ediyoruz. Sağlık teknolojilerinde hedeflediğimiz atılım için ülkemizin diğer yüksek teknoloji alanlarında kazandığı tecrübelerden de istifade etmemiz lazım. Bunun için en uygun alan savunma sanayi. Savunma sanayinde son çeyrek yüzyılda Türkiye Cumhuriyeti bir devrim yaşadı. Yerlilik oranını yüzde 20’lerden yüzde 80 düzeyine getirmiş durumdayız; Sayın Cumhurbaşkanımızın çok güçlü siyasi iradesiyle, desteğiyle ve uygun bir kurumsal yapılanma ve destek mekanizmasıyla oluştu. Aynı modeli bizim sivil endüstrilere de aktarmamız lazım.”
Girişimcilere Yönelik Finansal Destek Çağrısı
Proje finansmanını destekleyen mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğine değinen Yılmaz, finans kuruluşlarının rolünü şu sözlerle değerlendirdi:
“İyi projesi olan ama parası olmayan, finansı olmayan girişimcileri destekleyen bir finansal sistemi güçlendirmemiz lazım. Bizim yaklaşımımız bu. Bu kolay bir iş değil tabii. Güçlü bir insan kaynağı gerektiriyor. Bunu yapacak finansal kurumlarda proje değerlendirmeyi bilen, projenin geleceğini analiz edebilecek güçlü bir kurumsal altyapı gerekiyor. Bu anlamda bizim katılım bankalarından, finans kurumlarından beklentimiz de bu yöndedir.”
Sektördeki güncel üretim ve ihracat verilerini kamuoyuyla paylaşan Yılmaz, kaydedilen ilerlemeye ilişkin şu ayrıntıları aktardı:
“Tıbbi cihaz sektörümüzde yerli üretimin payı maalesef yüzde 15’ler civarında ve bunu daha ileriye taşımamız gerekiyor. 2017 yılında 533 milyon dolar olan tıbbi cihaz ihracatımız 2025 yılında yaklaşık 1,3 milyar dolara yükselmiş durumumda. Hala istediğimiz bir düzeyde değil. Bugün 170’ten fazla ülkeye tıbbi cihaz ihraç eden Türkiye, sağlık teknolojilerinde geliştirdiği ürünlerle küresel pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmektedir. İlaç sektörümüzde de yerli üretim bakımından önemli bir seviyeye ulaşmış bulunuyoruz. 2016 yılında kutu bazında yüzde 75 olan yerli üretim payımızı 2025 yılında yüzde 92’ye yükselttik. 2026 yılının ilk sekiz ayında da bu seviyeyi korurken, değer bazındaki yerli üretim payımız yüzde 52,5 olarak gerçekleşmiştir. Son 12 aylık dönemde 2,55 milyar dolara ulaşan ilaç ihracatımızı, özellikle biyoteknolojik ilaçlar ve yenilikçi tedavi ürünleriyle daha ileri bir seviyeye taşımayı amaçlıyoruz. Üretimde ve ihracatta elde ettiğimiz bu kazanımları, ileri teknolojiye dayalı ürünlerin geliştirilmesiyle daha da büyütmeyi hedefliyoruz.”
DESU Medikal Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sorar ile Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir’in de yer aldığı törende, Hacı Bayram-ı Veli Camii İmam Hatibi Ahmet Karalı dua okudu. Tören, protokol üyelerinin kurdele kesimiyle tamamlandı.