Bakan Tekin: “Eğitim Teknolojilerinde İnsanı Merkeze Alıyoruz”
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Eğitim Teknolojileri Kuluçka ve İnovasyon Merkezi’nde (ETKİM) düzenlenen “Eğitim Teknolojileri Ekosistem Buluşması” kapsamında genç girişimcilerle bir araya geldi. Bakan Tekin, eğitimde teknoloji kullanımının bir “imkan ve imtihan” dengesi olduğunu belirterek, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin bu denge üzerine inşa edildiğini vurguladı.
Etkinlikte, eğitim teknolojileri alanında yatırım potansiyeli taşıyan seçilmiş 21 girişim, kürasyon esaslı eşleştirme modeliyle bakanlık birimleri ve 18 yatırımcı kurumla buluşturuldu. Projeleri tek tek inceleyen Bakan Tekin, Kuluçka Merkezi’ndeki çalışmalar hakkında bilgi aldı.
“Teknolojiye Mesafeli Durmak ya da Teslim Olmak Arasında Kalmamalıyız”
Eğitim teknolojilerinde muhakeme anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini söyleyen Bakan Tekin, şu ifadeleri kullandı:
“Zihnimizde çoğu zaman iki kolay eğilim ortaya çıkıyor. Birincisi karşımıza çıkan her yeni imkanı hiç tereddüt etmeden bir ilerleme olarak görmek. İkincisi ise her teknik yeniliğe, gelişmeye potansiyel bir tehdit gözüyle bakıp ona mesafeli yaklaşmak. Bu iki yol, karar vermeyi kolaylaştırıyor ama eğitimin özüne temas etmekten de uzak. Biz meseleyi bu iki ucun konforuna bırakmadan ele almak durumundayız. Teknolojiye dair her adımı geniş bir yelpaze ile tartmak durumundayız.”
Eğitim Teknolojilerinde Üç Temel Kriter
Bakan Tekin, sınıfa giren her teknolojik çözümün üç ana istikamette değerlendirileceğini belirterek şunları kaydetti:
Öğrenmeyi derinleştiren, çocuğun zihninde kalıcı iz bırakan çözümler.
Öğretmenin otoritesini ve mesleki haysiyetini güçlendiren, öğretmeni sürecin dışına itmeyen yaklaşımlar.
Veriye, mahremiyete ve bağımsızlığa saygı gösteren, şeffaf ve denetlenebilir yapılar.
“Dünyadaki Savaşlarda Eğitimcilerin de Payı Var”
İnsani değerleri koruyacak bir kuşak yetiştirmenin önemine değinen Tekin, dünyadaki hak ihlalleri üzerinden eğitim camiasına seslendi:
“Bugün Irak’ta, Suriye’de, İsrail-Filistin arasında, Rusya-Ukrayna arasında insan hakları ihlalleri ve savaşlar varsa eğer, bunda dünyadaki eğitimcilerin bir payı olduğunu ihmal etmememiz gerekir. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’yle yapmak istediğimiz şey; evrensel insani değerleri önceleyen, dünyada barışı egemen kılacak, nerede bir hak ihlali görse sesini yükseltecek bir kuşak yetiştirmektir.”