Bakan Ersoy “Dünya Dillerinde Türkçe Sözlüğü”nü Tanıttı: “Kelimeler Fetihlerden Daha Kalıcı İzler Bırakır”
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkçenin farklı coğrafyalardaki etkileşimini ve izlerini bilimsel bir envanterle ortaya koyan “Dünya Dillerinde Türkçe Sözlüğü”nü kamuoyuna tanıttı. Uluslararası Ana Dil Günü kapsamında Yunus Emre Enstitüsü’nde düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan Ersoy, dilin medeniyetleri ayakta tutan en temel unsur olduğunu vurguladı.
Tanıtım toplantısına Bakan Ersoy’un yanı sıra; Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten, ÖSYM Başkanı Bayram Ali Ersoy, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Abdurrahman Aliy, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanı Abdulhadi Turus, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Derya Örs ve Türk Dil Kurumu Başkanı Osman Mert katıldı.
“Kelimeler Fetihlerden Daha Kalıcı İzler Bırakır”
Bakan Ersoy, hazırlanan sözlüğün sadece bir referans kaynağı olmadığını, kelimelerin izini sürerek tarihsel temasların ve ortak yaşanmışlıkların kültürel hafızasını yansıtan kapsamlı bir çalışma olduğunu belirtti. Türkçenin ticaret yollarından ilim meclislerine kadar geniş bir alanda varlık gösterdiğini ifade eden Ersoy, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Türkçe, tarih boyunca geniş bir coğrafyada varlık göstermiş; ticaret yollarında, ilim meclislerinde, şehir meydanlarında, mutfaklarda ve zanaat atölyelerinde dolaşmış bir dildir. Medeniyetleri ayakta tutan en önemli unsur dildir. Kelimeler çoğu zaman fetihlerden daha kalıcı izler bırakır.”
“Türkçe Kelimeler Günlük Yaşamda Kullanılıyor”
Türkçenin Balkanlar’dan Avrupa’nın içlerine kadar uzanan coğrafyada halen canlı bir şekilde yaşadığını hatırlatan Bakan Ersoy, günlük hayattan örnekler vererek şunları söyledi:
“Bugün Kosova’da kahvenizi fincanla değil de ‘fincani’ ile içersiniz. Saraybosna’da alışverişin kalbi hala ‘çarşı’da atar. Üsküp’te bir dükkanın tabelasında ‘dukan’ kelimesiyle karşılaşırsınız. Atina sokaklarında ‘bakali’ sesini duyarsınız; Bükreş’te ‘ciorba’ diye telaffuz edilen ‘çorba’ ifadesi elbette tanıdık gelir. Sofya’da ise ‘yoğurt’ kelimesi artık o dilin doğal bir parçası olmuştur.”

“Canlı Dil Gerçekliğini Yansıtan Bir Tablo”
Çalışmanın verilerine göre bazı dillerde 2 bini aşkın, bazılarında ise 1500’ün üzerinde Türkçe kökenli kelimenin kullanımda olduğunu belirten Ersoy, sözlüğün metodolojisine ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Burada dikkat çekici olan husus, kelimelerin yaşayan bir unsur olarak ele alınmış olmasıdır. Bu eserde gündelik hayatta kullanılan, konuşma ve yazı dilinde karşılığı bulunan kelimeler esas alınmıştır. Böylelikle ortaya, geçmişe ait bir listeden ziyade bugünün canlı dil gerçekliğini yansıtan bir tablo çıkmıştır. Bu yaklaşım, çalışmaya hem bilimsel güvenilirlik hem de çağdaş bir perspektif kazandırmıştır.”
Kültürel Diplomasi ve Yumuşak Güç
Yunus Emre Enstitüsü’nün Türkçeyi bir kültürel temas zemini olarak gördüğünü ifade eden Bakan Ersoy, kültürel diplomasinin ülkelerin en önemli yumuşak güç unsurlarından biri olduğunu söyledi. Ortak kelimelerin uluslararası ilişkilerde görünmeyen ancak etkili bir bağ oluşturduğunu dile getiren Ersoy, çalışmanın akademik dünyaya yeni kapılar açmasını temenni ederek emeği geçenlere teşekkür etti.