Genel

Anayasa Mahkemesi'nden Süresiz Nafaka Düzenlemesine İptal Kararı!

Yazar: Abdullah Solmaz | Kategori: Genel | 05 Haziran 2026
Anayasa Mahkemesi'nden Süresiz Nafaka Düzenlemesine İptal Kararı!

Aile Hukukunda Yeni Bir Dönemin Eşiğinde Miyiz?

 

Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan ve kamuoyunda uzun yıllardır “süresiz nafaka” olarak tartışılan düzenlemeyi iptal etti. Kararın gerekçesi henüz yayımlanmamış olsa da, verilen kararın aile hukuku uygulamaları bakımından önemli sonuçlar doğuracağı şimdiden söylenebilir.

 

Yoksulluk nafakası, boşanma sonrasında ekonomik açıdan zorluk yaşayacak eşin korunmasını amaçlayan sosyal yönü güçlü bir hukuki kurumdur. Ancak uygulamada nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılmaması, yıllardır hem hukuk çevrelerinde hem de toplum nezdinde tartışmalara konu olmaktaydı. Özellikle kısa süreli evliliklerin ardından uzun yıllar devam eden nafaka yükümlülükleri, sistemin adaleti ve ölçülülüğü konusunda çeşitli eleştirileri beraberinde getirmiştir.

 

Yoksulluk Nafakası Nedir?

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, kusurunun daha ağır olmaması şartıyla diğer taraftan mali gücü oranında nafaka talep edebilmektedir. Mevcut düzenlemede yer alan “süresiz olarak” ibaresi nedeniyle mahkemeler tarafından hükmedilen nafakalar herhangi bir süre sınırlamasına tabi tutulmaksızın devam edebilmekteydi.

 

Her ne kadar kamuoyunda “ömür boyu nafaka” şeklinde ifade edilse de, hukuken nafaka mutlak anlamda sonsuz değildir. Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi, evliymiş gibi fiilen birlikte yaşaması, ekonomik durumunun düzelmesi veya taraflardan birinin vefatı gibi durumlarda nafaka sona erebilmektedir. Bununla birlikte uygulamada nafaka yükümlüsünün uzun yıllar boyunca ödeme yapmak zorunda kalması, düzenlemenin yeniden ele alınması yönündeki talepleri güçlendirmiştir.

 

Anayasa Mahkemesi’nin Kararı Ne Anlama Geliyor?

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, nafaka kurumunu tamamen ortadan kaldırmamaktadır. İptal edilen husus, nafakanın süresiz şekilde devam etmesine imkan tanıyan yasal düzenlemedir.

Henüz gerekçeli karar yayımlanmadığından Mahkemenin hangi anayasal ilkelere dayanarak iptal kararı verdiği net olarak bilinmemektedir. Ancak kararın; hukuk devleti, ölçülülük, hakkaniyet ve taraflar arasındaki menfaat dengesinin korunması ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmiş olması kuvvetle muhtemeldir.

Kararın yürürlüğe gireceği tarihe kadar mevcut sistem uygulanmaya devam edecektir. Bu nedenle mevcut nafaka yükümlülükleri bakımından kısa vadede doğrudan bir değişiklik söz konusu değildir.

 

Bundan Sonra Ne Olacak?

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının ardından gözler yasama organına çevrilmiştir. İptal edilen hükmün yerine nasıl bir düzenleme getirileceği önümüzdeki dönemin en önemli hukuk gündemlerinden biri olacaktır.

 

Yeni düzenlemede;

* Evliliğin süresi,

* Tarafların yaşı,

* Çalışma ve gelir durumları,

* Mesleki yeterlilikleri,

* Çocukların varlığı,

* Sosyal ve ekonomik koşullar,

gibi kriterlerin dikkate alınarak süreli nafaka sisteminin benimsenmesi ihtimali bulunmaktadır.

Ancak yapılacak düzenlemenin yalnızca nafaka yükümlüsünün değil, boşanma sonrasında korunmaya ihtiyaç duyan eşin de haklarını gözetmesi gerekmektedir. Aksi halde sosyal devlet ilkesinin ve aile hukukunun koruyucu fonksiyonunun zarar görmesi riski ortaya çıkabilecektir.

 

Hukuki Değerlendirme

Anayasa Mahkemesi’nin kararı, uzun yıllardır devam eden nafaka tartışmalarında önemli bir dönüm noktası niteliğindedir. Bununla birlikte kararın tek başına nafaka sistemini değiştirmeyeceği unutulmamalıdır. Asıl belirleyici olan, gerekçeli kararın içeriği ve sonrasında yapılacak yasal düzenleme olacaktır.

 

Kanaatimizce, boşanma sonrasında ekonomik olarak korunmaya ihtiyaç duyan eşin desteklenmesini sağlayan ancak nafaka yükümlüsünü de süresiz bir mali yük altında bırakmayan dengeli bir sistem oluşturulması gerekmektedir. Hukukun temel amacı taraflardan birini tamamen korumak değil, adil bir denge kurmaktır.

 

Önümüzdeki süreçte yayımlanacak gerekçeli karar ve yapılacak yasal düzenlemeler, Türk aile hukukunun geleceğini şekillendirecek nitelikte olacaktır.

 

Av. Anıl Zafer GENÇ

Hukuki Değerlendirme Yazısı

Son Güncelleme: 05 Haziran 2026 21:07
HABER BİLDİR